Rehber
Online canlı derslerden verim almanın küçük alışkanlıkları
Online dersin ne kadar işe yarayacağı büyük ölçüde ders başlamadan önceki beş dakikada ve iki ders arasındaki günlerde belirleniyor. Bu yazıda katılımcılarımızla en çok konuştuğumuz alışkanlıkları topladık.
Kamera açık mı kapalı mı
Salı akşamı 20.00'deki dersin ilk on dakikası çoğu zaman kimse kamerasını açmadan geçer. İşten yeni çıkılmış, saç dağınık, arkada çamaşır kurutmalığı duruyor. Bunu anlıyoruz ve kimseyi kamerayı açmaya zorlamıyoruz.
Yine de neden açmanızı istediğimizi söyleyelim. Öğretmen sizin yüzünüzde anlamadığınızı, siz daha bir şey söylemeden görür ve açıklamayı oracıkta değiştirebilir. Kamera kapalıyken bu bilgi gelmiyor ve Is everything clear? sorusuna herkes sessiz bir onayla cevap veriyor. Bir de telaffuz var. Th sesinde dilin dişlerin arasına nasıl girdiğini ya da w ile v arasındaki farkı dudaklara bakmadan düzeltmek zor.
Bizim önerimiz bir orta yol. Dersin başında kamera kapalı kalabilir, konuşma çalışmalarına ve küçük gruplara geçildiğinde açın.
Ses, kulaklık ve nereden bağlandığınız
Dizüstü bilgisayarın kendi mikrofonu klavye sesini ve odadaki yankıyı da alıyor. Mikrofonlu basit bir kulaklık bu sorunların çoğunu çözüyor ve pahalı olması gerekmiyor. Kablolu olanların şarjı bitmiyor, bu da akşam dersinde küçük bir avantaj.
Telefondan bağlanmak dinlemek ve konuşmak için yeterli. Ama paylaşılan slaytlar ve tahta küçük ekranda zor okunuyor, yazma çalışmalarında da klavye arıyorsunuz. Mümkünse telefonu yedek olarak düşünün.
Derse beş dakika erken girmek de küçük ama etkili bir alışkanlık. Sesinizi ve kulaklığınızı o beş dakikada kontrol edersiniz, hata defterinizi açarsınız, bazen de erken gelen biriyle İngilizce iki cümle konuşursunuz. Tam saatinde, bir önceki toplantıdan koşarak bağlanan birinin ilk on dakikası çoğu zaman ses ayarıyla ve kafayı toplamakla geçiyor.
Arabadan bağlananları da sık görüyoruz. Trafikteki biri dersi dinleyebiliyor, ama ekranı göremiyor ve konuşma sırası geldiğinde dikkatini yoldan ayırmak zorunda kalıyor. Araç kullanırken derse katılmanızı önermiyoruz. O akşam dersi kaçırıp kaydını izlemek hem daha güvenli hem daha verimli. İlk derse girmeden önce kulaklığınızı ve bağlantınızı bir kez denemek isterseniz deneme dersi bunun için de uygun bir fırsat.
Mikrofonu açmak ve ilk hafta
Sessize alma düğmesine tıklamak, olduğundan çok daha büyük bir karar gibi hissettiriyor. İlk haftada neredeyse herkes gruptaki diğer kişilerin kendisinden iyi olduğunu düşünüyor. Gruplarımız en fazla sekiz kişi, o yüzden her derste herkes konuşuyor ve bu gerginlik genelde ikinci dersin sonunda azalıyor.
İlk dersiniz için kendinize tek bir hedef koyun: ilk beş dakika içinde bir cümle söylemek. Ne olduğu önemli değil, Sorry, I'm a bit late ya da Can you hear me? bile olur. Mikrofonu bir kez açmış olmak, ikincisini belirgin biçimde kolaylaştırıyor. Hatanızın düzeltilmesi de kötü bir şey değil. Gruptaki diğer kişiler sizin düzeltmenizden en az sizin kadar şey öğreniyor, çünkü aynı hatayı çoğu zaman onlar da yapıyor.
Küçük odalar burada çok işe yarıyor. İki üç kişilik bir odada, öğretmen sadece arada uğrarken konuşmak çok daha kolay ve birçok katılımcı ilk uzun cümlesini orada kuruyor. Küçük odadayken mikrofonunuzu baştan sona açık bırakın. Her cümleden önce düğmeye basıp basmama kararı ortadan kalkınca konuşmak hızlanıyor.
Hata defteri
Ders sırasında öğretmen düzeltmeleri sohbet kutusuna yazar. Ders bitmeden bunları kopyalayıp kendinize ait bir dosyaya ekleyin. Basit bir tablo yeterli:
| Tarih | Ne dedim | Doğrusu |
|---|---|---|
| 7 Ekim | I am agree with you. | I agree with you. |
| 7 Ekim | I have seen this film last year. | I saw this film last year. |
| 9 Ekim | She don't like working late. | She doesn't like working late. |
| 9 Ekim | Can you explain me? | Can you explain it to me? |
Bir sonraki dersten önce bu listeye beş dakika bakın. Bir ay sonra aynı dört beş hatanın tekrar tekrar geldiğini göreceksiniz. O kısa liste, sizin kişisel çalışma planınız aslında. Aylık birebir gelişim görüşmesine de bu defterle gelirseniz yirmi dakika çok daha verimli geçiyor.
Kayıtlar ve kaçırılan dersler
Canlı derslerin kaydı 14 gün açık kalıyor. Kaydı iki şey için kullanmanızı öneriyoruz: derste kaçırdığınız bir açıklamayı yeniden dinlemek ve katılamadığınız bir dersi telafi etmek. Kayıt derse katılmanın yerini tutmuyor. Kaydı izlerken yalnızca dinliyorsunuz, oysa o 75 dakikanın asıl kazancı konuştuğunuz ve düzeltildiğiniz dakikalar.
Bir dersi kaçırdığınızda şunları yapın:
- Kaydı 14 günü beklemeden, o hafta içinde izleyin.
- O derse ait platform görevlerini yapın.
- Yeni kelimeleri ve kayıtta duyduğunuz düzeltmeleri hata defterinize ekleyin.
- Öğretmeninize kısa bir mesaj yazın, bir sonraki derste nereden devam edileceğini öğrenin.
Kaydı izlemeye vakit bulamadıysanız bile bir sonraki derse gelin. Geride kalmış hissetmek, hiç gelmemekten iyidir.
Üçüncü ve dördüncü hafta
Bizim gözlemimiz şu: kayıtların yarıda kaldığı dönem en çok üçüncü ve dördüncü haftaya denk geliyor. İlk iki hafta yeni olmanın heyecanı taşıyor. Üçüncü haftada bu heyecan biter, işte bir yoğunluk başlar, ilk ders kaçırılır. İkinci kaçırılan ders birincisinden daha kolay kaçırılır, üçüncüsü daha da kolay.
Bunun için başlamadan önce kendinize bir alt sınır koymanızı öneriyoruz. "En kötü haftada bile iki canlı dersten birine katılacağım" gibi tek bir cümle. Yoğun bir dönemin geldiğini görüyorsanız bunu öğretmeninize önceden söyleyin, o haftalarda platform görevlerini birlikte azaltabilirsiniz. Hibrit model zaten bu esnekliğe göre kurulu. Ama esnekliğin de bir sınırı var: arka arkaya iki canlı dersi kaçırdıysanız, üçüncüsüne kamerası kapalı, mikrofonu sessizde de olsa katılın.