Rehber
Yoğun çalışanlar için gerçekçi bir haftalık İngilizce planı
Çalışan yetişkinlerin İngilizce planları çoğu zaman ilk yoğun haftada dağılıyor. Bu yazıda gerçek bir iş haftasına sığan, kötü bir haftayı da kaldırabilen bir düzen öneriyoruz.
Haftada kaç saat
Bunu çok soruyorlar ve cevabımız her seferinde aşağı yukarı aynı. Tam zamanlı çalışan çoğu yetişkin için haftada toplam 4 ile 6 saat gerçekçi. Canlı dersler, cumartesi atölyesi, ödevler, işe giderken dinlediğiniz podcast, hepsi bu sürenin içinde.
3 saatin altında da ilerleme olur, ama çok yavaş olur. Bir dersten ötekine öğrendiğinizin bir kısmı unutuluyor ve her hafta biraz geriye gidip oradan yeniden başlıyorsunuz. Öbür uçta, haftada 10 saat ayırmayı planlayan çalışanları da görüyoruz. Bizim tecrübemizde bu plan genelde üçüncü haftada sıfıra iniyor. Az ve düzenli olan, çok ve kesintili olandan daha uzağa götürüyor.
Sürenin nasıl dağıldığı da toplamı kadar etkili. Haftanın bütün çalışmasını pazar gününe toplayan biriyle aynı süreyi beş güne yayan biri arasında, birkaç ay sonra belirgin bir fark oluyor. Dil, sık ve kısa temasla daha iyi tutunuyor. Pazar günü üç saat oturmak hem yorucu hem de pazartesi sabahı başlayan iş haftasının içinde kolayca unutuluyor.
Programımızı da bu aralığa göre kurduk. Haftada iki canlı ders 2,5 saat, cumartesi konuşma atölyesi 1,5 saat, platformdaki görevler 1,5 ile 2 saat ediyor. Parçaların birbirine nasıl bağlandığını hibrit model sayfasında anlattık.
Örnek bir hafta
Aşağıdaki tablo, canlı derslerin salı ve perşembe akşamı olduğu bir haftayı gösteriyor. Sizin grubunuzun günleri farklı olabilir, mantık aynı kalır.
| Gün | Ne yapılıyor | Süre |
|---|---|---|
| Pazartesi | İşe giderken bir podcast bölümü, akşam önceki dersin notlarına bakmak | 20 + 15 dakika |
| Salı | Canlı online ders | 75 dakika |
| Çarşamba | Platformda bir görev, örneğin kısa bir yazma ya da dinleme | 30 dakika |
| Perşembe | Canlı online ders | 75 dakika |
| Cuma | Boş | 0 |
| Cumartesi | Yüz yüze konuşma atölyesi | 90 dakika |
| Pazar | Platformdaki görevlerin geri kalanı ve haftanın kelimeleri | 45 dakika |
Toplam 5 saat 50 dakika ediyor. Bunun yaklaşık iki saati kendi başınıza yaptığınız işler, geri kalanı canlı.
Cumayı bilerek boş bıraktık. Haftanın her gününe bir şey yazılmış bir plan, tek bir günü kaçırdığınızda bozulmuş sayılıyor ve insan o noktada bütün haftayı bırakmaya meyilli oluyor. Boş bir gün, perşembe kaçırılan görevin telafi edileceği yer de olabilir.
Tablodaki süreleri kendi haftanıza uyarlarken bir şeye dikkat edin: canlı dersleri sabit, geri kalan her şeyi esnek düşünün. Çarşambanın 30 dakikası salıya ya da pazara kayabilir. Canlı dersin saati ise kaymıyor ve haftanın geri kalanı onun etrafında şekilleniyor.
Gün içine sıkışan küçük alışkanlıklar
İşe giderken dinlemek en kolay kazanılan alışkanlık. Yine de beklentiyi doğru koymak lazım. Trafikte arka planda çalan bir podcast size çok şey öğretmiyor. Dikkatinizi verebildiğiniz 15 dakika, yarım kulakla dinlenen bir saatten daha verimli. Seviyenize yakın, konuşmacıların yavaş ve anlaşılır konuştuğu bir şey seçin. Anlamadığınız bir yayını saatlerce dinlemek kulağı pek eğitmiyor.
Dersten sonraki 15 dakikalık tekrar belki de haftanın en verimli çeyrek saati. Ders biter bitmez ya da ertesi sabah kahvenizi içerken o derste düzeltilen hatalara ve yeni kelimelere bakmak, bir hafta sonra yapılan bir saatlik tekrardan daha kalıcı oluyor. Bunu yapan katılımcıyla yapmayan arasındaki fark bizim sınıflarda genelde ikinci ayda belli oluyor.
Bir de bekleme anları var, toplantının başlamasını beklediğiniz ya da kuyrukta durduğunuz dakikalar. Telefondaki kelime kartlarına iki dakika bakmak küçük bir şey gibi görünür ama haftaya yayıldığında azımsanmayacak bir tekrar ediyor.
Kötü giden haftada neyi bırakmalı
Her ay en az bir hafta planlandığı gibi gitmiyor. Bunu baştan kabul edip neyi hangi sırayla bırakacağınızı önceden bilirseniz, kötü bir hafta bütün düzeni yıkmıyor. Bizim önerdiğimiz sıra şu:
- Önce ek dinlemeyi bırakın. Podcast bir hafta bekleyebilir.
- Sonra platform görevlerini en kısa olanına indirin.
- Cumartesi atölyesini bir hafta atlamanız gerekiyorsa atlayın, ama arka arkaya iki hafta olmasın.
- Canlı derslerden birini kaçırmanız gerekiyorsa kaydını 14 gün içinde izleyin.
- 15 dakikalık tekrarı en sona bırakın. Haftanın tamamı çöktüyse bile bunu yapın.
Sıranın mantığı basit. Kendi başınıza yaptığınız şeyleri ertesi hafta telafi edebilirsiniz, canlı dersi telafi etmek ise zor. Kayıt izlemek dinlediğiniz kısmı telafi eder ama o derste konuşmanız gereken yirmi dakikayı geri getirmez.
İş seyahati ve yoğun dönemler
Yıl sonu kapanışı, denetim, bütçe dönemi, fuar haftası. Her sektörün bildiği bir yoğun mevsimi var. Bu dönemleri takvimde önceden işaretlemenizi öneriyoruz. Aylık 20 dakikalık birebir gelişim görüşmesinde bunu öğretmeninizle konuşursanız o haftalar için hedefi birlikte düşürebilirsiniz. "Bu ay sadece canlı derslere katılacağım" makul bir hedeftir ve yoğun bir ayda çoğu kişi için yeterlidir.
İş seyahatindeyken derse otel odasından bağlanan çok katılımcımız oluyor ve bu gayet işe yarıyor. Saat farkı varsa ders sizin için gece yarısına ya da sabahın erken saatine denk gelebilir. O durumda kaydı izlemek ve döndüğünüz hafta hiçbir canlı dersi kaçırmamak daha mantıklı.
Her ay başlamak için doğru zaman değil
Bunu bir İngilizce okulunun söylemesi tuhaf gelebilir ama söyleyelim. Önümüzdeki altı hafta içinde taşınma, iş değişikliği, bir ürün lansmanı ya da yeni doğmuş bir bebek varsa başlamayı ertelemenizi öneririz. İlk haftalar alışkanlığın kurulduğu haftalar ve bu dönemde kopan birinin geri dönmesi zor oluyor.
Beklemenin maliyeti de düşük, çünkü yeni gruplar her ayın ilk pazartesi günü başlıyor. Bir sonraki başlangıç tarihini takvimden görüp seviye testini şimdiden yapabilirsiniz. O pazartesi geldiğinde hangi gruba gireceğiniz belli olur ve ilk dersin ilk dakikası seviyenizi konuşmakla geçmez.